Google
Menü
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv
  • Kategorilerim
    Yazılarım
    İstatistikler
    Görsel

    7/11/2009

    Garuşuk İtiraflı Topik :)))

    Garuşuk İtiraflı Topik


    Kırmızı Başlıklı Dede

    Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman
    yeğenim oda cezası alıyor...
    Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir zaman sesi çıkmyor,
    uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor
    -- ''Gardiyaaannn, sütümün saati geldi. Sıcak olsun,
    kakao da koy içineee...
    ''

    2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki:
    -- "Aaaa, meme külodu!"


    Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya
    çalışan kocamı vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin
    adı olduğunu söyledim.
    Sonuç;
    artık babasından bile bahsetmiyoruz.



    4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın
    arkasından çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz.
    -- "Çok yoruldum, beni çalıştırsın diye yuttum." diyor.
    Nasıl yani ya?


    Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı,
    hassas ve muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre
    çok iyi bir marangozum.



    Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı.
    Yengem de geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi.
    Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen aktarıyorum.
    --"Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?"


    Sabah okula gelip bilgisayarın başına oturduğumda Youtube'un
    kapatıldığını öğreniyorum. O sırada içeri elinde çayla çaycımız
    Şerife Hanım giriyor. Acımı onunla paylaşmak istiyor ve
    -- "Şerife Hanım, duydun mu; youtube da kapatılmış." diyorum.
    Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten
    yorumunu ortaya atıyor hemen.
    --"Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten? Tuvaletin süpürgesini de almışlar!"



    Uçuş boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin
    üstüne titreyerek yardımcı olduğu için teyzeden inerken,
    -- ''Evladım, çok sağol yardımların için, biz de sizi or...u biliyorduk...''
    cümlesini duyan hostes arkadaşıma sizlerden kocaman bir alkış lütfen


    Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp sigara
    içerken, yan pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp
    --"Yakaladım! Hahaha!" diye bağırıp az daha düşmeme sebep
    olan kadın, benim öz annemdir.



    Aile dostlarımızla beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık
    arada kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için
    hızlıca karısının elini tutarak dışarı çıkan, arkasını döndüğünde
    elini tutuğu kişinin karısı değil de başka bir kadın olduğunu görünce
    -- "Eyvah s..tık." diyen, bu lafa karşılık elini tuttuğu kadından
    --"Dur daha s..madık kocam gelsin beraber s..arız." cevabını alan
    benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır beyfendinin
    --"E karanlıktı ama!"


    Doktorunun
    --"Kaç yaşındasın?" sorusuna
    -- "Sizce kaç gösteriyorum?" diye cevap
    veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...



    Kocama
    ''Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin,
    neremi kesip düzeltmek istersin?''
    diye sordum.
    --''Dilini.'' dedi.
    Üç gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz...


    Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz.
    Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor:
    --''Allah bir yastıkta kocatsın Ümit'ciğim. Tabii sığarsanız!''
    Babam hariç ailecek utandık.



    Geceleri çok sıcak olduğundan uyuyamıyorum.
    Ben de buna kendimce bir çözüm buldum. Kuaför salonlarında
    saça su sıkılan sprey şişelerinden aldım ve gece sıcaktan bunalınca
    yukardan püskürtüyorum, sanki yağmur yağıyormuş gibi oluyor
    ve bayağı bir serinliyorum. Elime ayağıma da püskürtünce onun
    serinliğinde biraz uyuyabiliyorum ama yanımda yatan sevgili
    kocam ertesi gün bu durumdan rahatsız olduğunu şöyle ifade
    ederek beni gülme krizlerine soktu:
    -- "Lütfen gece o suyu sadece kendine püskürt, yoksa kendimi
    manavdaki sebzeler gibi hissediyorum."


    İlk Feryat
    --Açım aaaç



    Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok terlemek için göbeğime
    naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı geldi denedim. Keşke
    yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince poşetin yazıları
    bana geçmiş.
    Artık göbeğim kendisini tercih edenlere teşekkür ediyor ve
    yine bekliyor...


    Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce
    --"Benim için de dua et" deyiveriyorum ve babamın cevabıyla
    dumur oluyorum.
    --"Kendisi nerede derse ne diyeyim?"

    Yemeni bağlamış telli başına...


    Hoca ile birlikte doktor adayları sabah viziti geziyorken birden,
    telefonun sesini kapatmayı unutan bir öğrencinin telefonu
    Emre Aydın şarkısıyla çalmaya başladı. ''Adam olmaz dedin senden..."
    Hocanın merakla beklenen tepkisi gecikmedi.
    -- ''Baban arıyor galiba. Söyle, haklı çıktı.


    5 yaşındaki yeğenime babası soruyor:
    -- "Büyüyünce ne olacaksın kızım?"
    --"Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?"
    Babası gayet sakin cevap veriyor:
    -- "Katil"
    İkisine de meslek hayatlarında başarılar.


    Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun
    amacı sana sarılmak değil üzerini aramaktı.
    Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de üstüne öpmenin ne gereği vardı?




    Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük.
    Muayeneden sonra tahlil için gün verip
    -- "Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin."
    diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar
    sonra büyükannem sessizliği bozdu ve buram buram umut
    kokan sorusunu sordu.
    -- "Kahvaltıda ne ikram edecekler acaba? Aç gelin diye
    o kadar sıkı tembihlediler..."




    Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni
    göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında,
    Erkek Meslek Lisesi, yanında
    Evlendirme Dairesi.


    Bir alkış da metroda, elektrik paneline oturmakta ısrar edengençlere
    -- ''Bak karışmam g.t kanseri olabilirsiniz haa...'' diye gayet
    bilimsel bir ikna yöntemi sergileyen görevliye gelsin.
    Zira biz de gülmekten çene kanseri olduk.



    Babama bilgisayar ve internet kullanmayı öğrettiğim ilk günler...
    --"Baba bak bu mouse, yani fare." diyorum, nasıl kullanıldığını gösteriyorum.
    Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor.
    --"Kızım gel bak, bu kurbağa çalışmıyor!"



    Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım buzdolabı modeli ile
    ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona "Aferin!" demiş.
    -- "Herkes anne ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli."
    Kendimi hiç bu kadar beceriksiz hissetmemiştim.
    Karım iki gündür gülüyor. Karizmam yerle bir oldu.
    Teşekkürler öğretmen hanım!

    Şirince'de bir WC yazısı...


    Kilo aldığımda,
    --"Kilo aldın, biraz zayıfla" demek yerine,
    --"Hadi tosunum, az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen
    sevgili kocam, ben sana kel olmandan dolayı
    -- "Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni" diyor muyum?
    Demiyorum!




    Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam için arayan kadına
    --"Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye ihtiyacım
    yok çok şükür. Darısı başınıza!" dedim. Artık arayanım yok, mutlu ve huzurluyum.




    Şu anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş
    çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm
    hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30'luk karton yumurta
    az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için
    markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene
    söylene evden çıktı:
    -- "Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün
    almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir?
    Nereye gidiyor o kadar yumurta anlamadım ki?
    Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun g.tü yırtıldı iki gündür be!"




    Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden
    sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız.

    Bilgilerine...


    Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her
    köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme
    tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi
    temizletiyorum.



    Geçen akşam aynı yaşta olduğum ve bekar olan kız arkadaşımla Msn'de
    kameradan sohbet ediyorduk. Arkadaşımın erkek kardeşi, komiklik olsun diye
    annesine,
    -- "Anne kızın kocaya kaçacakmış, plan yapıyorlar!" diye seslendi.
    Anneden gelen cevap, ikimizin de gülme krizine girmesiyle gecenin sonunu
    getirdi.
    --"Bu yaştan sonra ne kaçması! İstesinler hemen vereceğiz."


    Bir alkış da
    -- "Oğlum yirmi iki yaşına geldin, hala bir baltaya sap
    olamadın!"
    diyen annesine
    --"Anne, elli yaşına geldin, hala benden bir sap
    olmayacağını anlamadın!"
    diyen sap kardeşime gelsin.

    Şimdi Napıyım Yani

    6 yaşındaki oğlum babasıyla yaptığımız hararetli tartışmanın ortasında
    kocamın üzerine yürüyüp
    --"Artistlik yapma len!" dedi.
    Evet oğlum, koru anneni böyle televizyondan öğrendiğin repliklerle.



    EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

    Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

    0 yorum yazılmıştır
    Son Yazılarım
    • <%RecentEntryTitle%>
    Destekleyenler

    Bağlantılarım